Anasayfa / Köylülerimizden Şiirler / Erdem SUNGUR’dan Şiirler

Erdem SUNGUR’dan Şiirler

          Ben İçimdeki Kıza Aşığım

Ben içimdeki kıza aşığım  ismini nerde olduğunu kim olduğunu bilmeden
Ben attığım adımla yaklaşıyordum sana sonumu bile  düşünmeden
İçimde hayal ediyorum seni nasıl olduğunu neye benzediğini görmeden
Gittikçe büyüyorsun içimde egemenliğini aldın bana bile bildirmeden

Ben içimdeki kıza aşığım  elini tutup gözlerine bile bakmadan
Belki sadece hayaline belki yokluğuna, varlığına bile doymadan
Müteşekkilli bedenimin içinde dolaşıyorsun önemine aldırmadan
Belki gitmek istiyorsun  oradan henüz daha bana bile alışmadan

Ben içimdeki kıza aşığım beni terk edecek olsa bile
Kim bilir belki gelir çıkar karşıma dolaşır eli elimde
Bakar gözlerime  önemsiz hayatımın öneminin içinde
Zaman geçtikçe daha çok haz oluyor ona karşı hislerimde

Ben içimdeki kıza aşığım  defalarca beni reddetmiş olsa da
Hayatımdan çıkmaya çalışıp beni yalnız başıma koysa da
Ben sana ait değilim bırak bedeninden diye defalarca haykırsa da
O baŞkasının belki ömür boyu hayaliyle kalsam da

Ben içimdeki kıza aşığım atladığım uçurumdan tırnaklarımla tırmanırım
Umutsuzluk denizinde  kulaç atarken mutlu su damlası ararım
Hayalim sen ben ve benim gelecekteki günleri gösteren rüyalarım
Onun yokluğuyla avunur hayal kurarım çünkü içimdeki kıza aŞığım

Erdem Sungur

 

 

                 Çocuk Olmak

Masal bahçesinde çocuk olmak
Ben kendi kurduğum masal bahçemde yaşıyorum çocukluğumu,
Tıpkı diğer çocuklar gibi gerçeklerden uzak habersizce yaşıyorum masal bahçemde.
Benim masal bahçemde eskiden günümüze gelip anlatılan masallar yok.
Ağaçlar,salıncak, kaykayda yok sadece hayallerim gelip geçiyor çocuk kalbimden.
Oyunlar kuruyorum tek başıma oynadığım, kazandığımda sevinip,
Kaybettiğimde ağlamayı başaramadığım.
Çünkü iki tarafta benim kazanan ve kaybeden taraf ikiside benim.
Belkide en iyisi budur herkesden herşeyden,
Bütün sahte gerçeklerden uzak yaşayıp bunları ,
Tek baŞına yorumlayarak büyümektir benim için çocukluk.
Büyümeden büyük olmayı yaşamaktır belkide.
Tabi bunu yaşarken benim oyun olarak gördüğüm,
BaŞkası için hayatın gerçekleridir.
Belkide çocukluk budur,gerçeklerle dalga geçercesine oynamaktır
Oyunun neticesini anlayamasamda.
Gelecek için umut meyveleri yetiştirdim
Masal bahçemde büyük bir umutla.
Aldılar bana sormadan umut meyvelerimi,
Nedenini anlamadığım halde.
Ama olsun başbaşkasına lazımsa alsın
Benim umut meyvemle umudunu bulsun,
Ben gene yetiştiririm zamanım bol benim bahçem kimseye ait değilki
Nede olsa benim.
Buna rağmen yıktılar masal bahçemi, büyümek istemediğim halde
Büyütüp zorla soktular sahte hayatın yalanlarla süslü yapmacık bahçesine.
Hazır olmadığım halde yaşamak zorunda kalıyorum şimdi, umutlarımın çalındığı hayatta.
Şimdi düşündüğüm tek şey bu hayata alışmakmı daha kolay,
Yoksa herşeyden uzak hiçbir gerçeği görmeden masal bahçemde çocuk olmakmı…

Erdem SUNGUR

 

 

                  Hayal Gözlüm

Kalbimin umutlarının sınır dışı edildiği yerde rastladım sana,
Sen sınırın öteki tarafında kalmıştın fakat o kadar yakındın ki,
Elini uzatsan sanki hayatımız bütünüyle birbirimizin olacaktı belki de,
Biz birbirimizindik ve şimdi karşılaşmıştık,
Ne kadar geç kalmış olsak ta, bazı şeyler için,
Belki de bizim anımız bu andı, gittikçe yaklaşıyorduk
Birbirimize sadece gözlerimizle, anlatıyorduk anlatılması gerekenleri, Hissediyordum nefesini çünkü aldığımız nefesi aynı anda alıyorduk,
Gözlerin gözlerimin içinde geç kalmış hayallerimi yaşatıyordu,Hislerin hislerimle bütünleşiyordu,
Sadece ama sadece tek bir adımın gerekiyordu,
Gelecekteki günlerin bize mutluluğu getirmesi için,
Elini uzatsan kalbimin kapıları sonuna kadar açılacaktı,
Fakat fakat ne olduysa, farklı, bambaşka birinin elini tuttun,

Ve uzaklaşıyordun sınırın daha da uzağına,
Ama nefesin hep kalbimin içinde çoğalıyordu,
Yanı başımda duruyordun sanki ama değildin,
Yinede ben bi gün elimi tutup,
Ve daha yaşanmadan yarım kalmış aşkımızın devamı için,
Bekliyor olacağım, hayal gözlüm,
Gelmeyeceğini, elimi tutmayacağını bilsem de…

Ben o umudun hayaliyle senin hayal gözlerinin bütünüyle bekleyeceğim…

Erdem Sungur

 

 

                            Kanka

Merhaba kanka sana kanka diyorum kızmıyorsun değilmi.
Neden dediğime gelince benim hiç kankam olmadı
Derdimi dinleyen umuduma umut ekleyen, mutluluğumu çoğaltan bir kankam olmadı.
Kanka diyorum çünkü umuduma umut ekliyorsun,
Mutluluğumu çoğaltıyorsun, en önemlisi de sadece mutluluğumda değil,
Kötü günümde de derdimi dinliyorsun.
Kanka gene dertliyim ya,
Bu sevecen yüreği anlayan çıkmıyor karşıma,
Hep bu sefer tamam oldu diyorum ama
Yine kötü kaderin aldatmaca bir oyunu olarak geri yöneliyor bana.
Kanka çıkarmı karşıma beni anlayan biri
Gözlerime bakıp konuşmadan içindekileri anlatan biri.Kanka genede umudu yitirmemek lazım.
Bak gene derdimi dinliyorsun sağol be kanka
Sende olmasan yalnızlığımın içinde yok olurcasına kaybolacağım.
Gerçi 3_5 şişe yalnız bırakmıyor beni ama
Onlarda belli bir süre sonra terk ediyor bulunduğum ortamı.
Bitek sen varsın rahatça konuştuğum
Ya olmasaydın diye düşünmek istemiyor düşüncelerim
Sadece iyiki varsın demek geliyor içimden.

Kanka ya bu kızlar neden yalancı?
Neden umut dolu gözlerime yalan ifadelerle bakıyorlar?
Dinle duy bu içimden gelen feryatları ve bir çaresini bul.
Herkes kötü olduğumu mu düşünüyor yoksa gerçekten çok kötü birimiyim?
Yada çok safımda her söyleneni gerçek sanıp inanıyormuyum?
Ama saf olmak kötü değil değilmi
Neden inanmayayımmki yalan söylüyorlarmış gibi bakıp inanmasammı?
Herkesi kendim gibi sanıyorum be kanka kim doğru sölüyo?
Kim haklı?
Kim haksız?
Kim ne kadar yaşamış yalan hayatın içindede olanları
Herkezden daha çok biliyo.
Yine kafanı şişiriyorum kanka değilmi?
Ama bir kere olsun yeter artık bıktım senin dertlerinden demiyorsun.
Aslında cevap buydu işte bunu demediğin için kankamsın be kanka…

Erdem Sungur

 

 

               Köprünün Sonu

Şu anda karşımda duruyorsun saf görüntün,
Tertemiz kalbin, kötülük düşünmeyen yüreğinle
Belki aynı soruları soracağım
ıçimden geçenler aynı
Belki ama kimbilir beklide bizi bekleyen mutluluk
O soruların arkasındaki cevaplarla,
ıçimden içimden geçenlere eş değerdedir.
Karşında dururken o kadar çaresizim ki
Ama bir o kadarda mutlu hayatımın,
Ayakları olmayan köprüsünden geçiyorum,
Köprünün sonunda ne var bilmiyorum ,
Belki senle olan mutluluk tablosu
Beklide hayatta atacağım son adımdır,
Ölümle yaşamı ayıran çizginin neresindeyim bilmiyorum.
Belki bir adım gerisinde, belki iki adım gerisinde
Belkide tam üzerindeyim
Ve ne tarafa atacağımı bilmediğim,
Son adıma bağlı her şey
Tutup çekermisin beni elinle
Çizginin gerisine yada,
Son adımı atmamı gerektiren son cümlelerimi kurarsın dudaklarınla.
Ben hasret göz yaşlarıyla aldığım,
Aldığım soğuk duşun etkisindeyim,
Silermisin gözyaşlarımı ellerinle
Yada akmaya devam etsin mi gözyaşlarım,
Umutsuz hayatın bana verdiği gereksiz kaderime uyarak.
Köprünün sonuna yaklaştım,
Arkamdan geliyomusun,
Dur demek için geri adım atamıyorum,
Ayaklarım ileriye götürüyor beni,
Koşup kurtaracakmısın beni,
Hayatımın asıl yeni başladığını söyleyecekmisin,
Bakıp göremediğim mutluluğun olduğunu anlatacakmısın bana,
Ama gerçekler hangisiyse onları anlat,
Bana gerçekler içinde,
Bu mutluluk tablosu yoksa bırak beni
Ben bu köprünün sonunu göreyim…

Erdem SUNGUR

 

 

                        Sen Öğrettin

Meğer daha önce gözlerim açık herşeyi görüp izlerken,
Yere bastığımda sağlam olmadığını bilsemde,
adımlarımı atarken yaşamıyormuşum…

Bunu ben geçmiş hayatım boyunca öğrenemedim…
Buna rağmen sen öğrettin, hemde tek bir bakışınla…
Geçmişimin beyaz sayfalarında ne kadar gereksiz yer kapladığını,
Ve bunun geliŞinle birlikte geleceğime,
Bambaşka bir sayfa açıp içinde sadece sen ve benim olacağım
Ve asla nokta koyup sayfamızı yırtacağımız bir gelecek olmayacağını
Sen öğrettin…

Ben sayfaya aşk başlığını atmış yalnızlığımın çaresizliği içinde,
ılk satırı yazmış bi Şekilde bekliyordum…
Ve sen devamında gelecekle ilgili sonu hayal kırıklığıyla bitmeyecek,
AŞkın içinde saklı sevgi hikayeleri yazdın…
Daha önce hep sayfa değiştirmek zorunda kaldım…
Gülmenin anlamını bilmeyip ağlayan satırlarımın,
Gözyaşlarını silemediğim hayatımın içinde yok olurken çıktın karşıma,
Ve satırlarıma gözlerinin içindeki
o tarifi yapılamaz gülümsemenin anlattığı mutluluğu öğrettin.

Bana yok olan hayatımın aslında yeni başladığını
Ve soluduğumuz havanın bize
Her nefes alışımızda mutluluk hediyeleri verdiğini sen öğrettin.

Sen öğrettin kalplerimizin aynı düşünceleri paylaşıp,
Aynı geleceğe tek bir kalple baktığını…
Umutsuzluk denizinde kulaç atarken mutlu su damlası aramamı,
Ve eninde sonunda o su damlasına ulaşacağımı sölemiştin…
Bense bulduğum o su damlasının şu anda yarattığı aşk okyanusunda
Sevgi yolculuğundayım seninle…

Ve umarım bu yolculuk bize güzel şeyler getirir… “ÖĞRETTİN”

Erdem SUNGUR

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

Mustafa ÖZEK’ten Şiirler

      Kozdere’m Abaza, Evkonan Dergahı güzel Sokudibi derler, Cem evi güzel Göyneksiz dedeyi ...

Tüm düğün ve etkinlikleri bir arada görmek için tıklayın...DÜĞÜN TAKVİMİ
+ +